Parti kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, taraflar Cuma günü keşif niteliğindeki ön görüşmeler için bir araya gelecek. Almanya’nın yeni şansölyesi olması beklenen, merkez sağ CDU/CSU ittifakının lideri Friedrich Merz, Berlin’de aylardır süregelen siyasi belirsizliğe son vermek amacıyla hızla koalisyon sürecinin başlatılması gerektiğini vurguladı. Merz, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin jeopolitik krizler ve üst üste iki yıldır yaşanan ekonomik daralma karşısında vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Parti içi kaynaklar, CDU/CSU ve SPD’nin, dokuzar kişilik heyetlerle masaya oturacağını bildirdi.
Nisan Ortasına Kadar Anlaşma Hedefleniyor
69 yaşındaki Merz, parti içi koalisyon anlaşması için hedef tarih olarak Nisan ayının ortasını işaret etti. Pazar günü zaferini ilan eden muhafazakâr lider, "Dünya bizi beklemiyor." diyerek, seçim kampanyasında öne çıkan düzensiz göçü kontrol altına alma ve ekonomiyi yeniden canlandırma gibi vaatlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
CDU/CSU, seçimlerde oyların %28,5’ini alarak sandıktan birinci parti olarak çıktı. Görevdeki Şansölye Olaf Scholz liderliğindeki SPD ise %16,4 ile tarihindeki en düşük seçim sonuçlarından birini aldı.
Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri de aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, %20’nin üzerine çıkarak tarihindeki en yüksek oy oranına ulaşması oldu. Ancak diğer tüm partiler, AfD ile herhangi bir ittifaka kesin bir dille karşı çıkıyor.
Büyük Koalisyon Geri Dönüyor
Yeni Bundestag’ın aritmetiği, muhafazakârlar ve Sosyal Demokratlar arasında bir koalisyonu, hükümet kurulabilmesi için tek gerçekçi seçenek olarak öne çıkarıyor. Bu durum, 2000’li yıllardan bu yana dördüncü kez ve Almanya’nın savaş sonrası tarihinde beşinci kez, iki partinin bir "büyük koalisyon" çatısı altında bir araya gelmesi anlamına geliyor. Her zaman olduğu gibi, bu koalisyon CDU/CSU liderliğinde kurulacak.
SPD’nin seçimde aldığı kötü sonuç, Scholz’un siyasi kariyerinin sonunu getirirken, parti içindeki liderlik bayrağı da yeni isimlere devrediliyor. Scholz, halefini belirleyene kadar görevine devam edecek olsa da, keşif görüşmelerinde partiyi temsil edecek heyetin başında SPD’nin Genel Sekreteri Lars Klingbeil yer alacak. Heyette ayrıca, popüler Savunma Bakanı Boris Pistorius ve ulusal ile bölgesel düzeyde öne çıkan diğer parti temsilcileri de bulunacak.
CDU/CSU cephesinde ise ilk görüşmelere Friedrich Merz’in yanı sıra en yakın müttefiki, CSU lideri ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder başkanlık edecek. Merz, Salı günü yaptığı açıklamada, “Kaybedecek vaktimiz yok.” diyerek, tam kapsamlı koalisyon görüşmelerine hızla geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Görüşmelerin Merkezinde Güvenlik, Göç ve Ekonomi Yer Alacak
Friedrich Merz, yapılacak görüşmelerde üç ana konunun belirleyici olacağını ifade etti: güvenlik politikaları, göç ve ekonomik büyüme. Bu başlıklar arasında özellikle göç konusu, taraflar arasındaki en hassas müzakere alanı olarak öne çıkıyor. CDU/CSU seçim kampanyası boyunca göçmenlere yönelik sert önlemler alınacağını vaat etmiş, Merz ise sınırda tüm belgesiz yabancıların -sığınmacılar da dahil olmak üzere- geri çevrilmesi gerektiğini savunmuştu.
SPD ise muhafazakârların bu planlarının Avrupa Birliği yasalarıyla çeliştiğine dikkat çekerek, sınır kontrollerinin sıkılaştırılmasını desteklemekle birlikte daha dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguluyor.
Yeni SPD parlamento grubu lideri Lars Klingbeil, koalisyon müzakerelerinin hızla sonuçlandırılmasından yana olduklarını belirtti. Görüşmelerin gizli yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Klingbeil, basına sızdırılan her önerinin müzakere masasından otomatik olarak kalkacağını söyledi.
SPD Seçmenine Ne Verecek?
Seçimlerde ağır bir yenilgi alan SPD, bu sürecin sonunda seçmenlerine somut kazanımlar sunabilmek için çaba gösterecek. Klingbeil, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, yaklaşan görüşmelerin sadece bir koalisyon anlaşması değil, aynı zamanda Almanya’nın güçlü bir ülke olarak kalmasını sağlama hedefini taşıdığını vurguladı. Bu kapsamda, işletmelerin rekabet gücünün artırılması ve iş güvencesinin sağlanmasının öncelikleri arasında olacağını ifade etti.
"Bu süreç, sıkı çalışan insanların cebine daha fazla para girmesini sağlamakla da ilgili," diyen Klingbeil, ekonomik ve sosyal dengeleri koruyacak bir koalisyon anlaşması hedeflediklerini söyledi.