☰
✕

Kanserde erken tanının önemi

Kanserde erken tanının önemi

Bir şikâyet başladığında insan önce beklemek isteyebilir. Geçmeyen öksürüğü mevsime, yorgunluğu iş yoğunluğuna, kilo kaybını strese bağlayabilir. Bazen de doktora başvurmayı geciktiren, duyabileceğimiz bir tanının korkusudur. Oysa açıklanamayan bir değişikliğin nedenini öğrenmek, gerektiğinde tedaviye zamanında başlayabilmek için önemlidir. Erken tanının değeri, özellikle kanser söz konusu olduğunda belirginleşir.

Bir onkoloji uzmanı olarak vurgulamak istediğim nokta şu: Birçok kanser türünde hastalığın erken evrede saptanması, başarılı tedavi olasılığını artırabilir ve daha az kapsamlı tedavileri mümkün kılabilir. Ancak kanser tek bir hastalık değildir. Seyrini, tanı anındaki evrenin yanında tümörün biyolojik özellikleri ve kişinin genel sağlık durumu da belirler. Bu nedenle erken tanı, kesin iyileşme garantisi olarak sunulmamalıdır. Yarar sağlayabilmesi için tanıyı uygun tedavinin zamanında izlemesi gerekir.

Erken tanı ile tarama arasındaki farkı bilmek de önemlidir. Erken tanı, ortaya çıkan belirtilerin gecikmeden değerlendirilmesini kapsar. Tarama ise henüz yakınması olmayan kişilerde, belirli hastalıkları veya öncü değişiklikleri araştırmak amacıyla yapılır. Meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için HPV temelli testler ve bağırsak kanseri için uygun dışkı testleri ya da kolonoskopi, belirli yaş ve risk gruplarında kullanılan yöntemlerdir. Rahim ağzında ve bağırsakta bazı kanser öncüsü değişikliklerin saptanıp tedavi edilmesi, kanserin gelişmesini de önleyebilir.

Her kanser türü için toplum genelinde uygulanabilecek, yararı kanıtlanmış bir tarama yöntemi bulunmaz. Hangi incelemenin ne zaman ve hangi aralıkla yapılacağı; yaşa, kişisel risklere, aile öyküsüne ve yaşanılan ülkenin sağlık programına göre değerlendirilmelidir. Ailede özellikle genç yaşta kanser tanısı alan kişiler varsa, bu bilgi hekimle paylaşılmalıdır. Bazı kişiler için standart programdan farklı bir izlem gerekebilir.

Peki hangi değişiklikler dikkatimizi çekmeli? Memede veya vücudun başka bir yerinde yeni bir kitle, istemeden kilo verme, geçmeyen ya da giderek artan öksürük, dışkıda veya idrarda kan, menopoz sonrasında kanama, kalıcı bağırsak alışkanlığı değişiklikleri ve bir benin görünümünde belirgin değişim değerlendirilmesi gereken bulgulardandır. Bunların çoğu kanser dışındaki nedenlerle de ortaya çıkabilir. Ama nedenini yalnızca tahmin ederek uzun süre beklemek doğru değildir. Özellikle açıklanamayan kanama ve yeni fark edilen kitle için başvuru ertelenmemelidir.

Ağrının olmaması da tek başına güvence sayılmaz. Bazı kanserler başlangıçta belirgin yakınmaya yol açmayabilir. Ayrıca daha önce normal çıkan bir tarama sonucu, sonradan gelişen bir belirtinin önemini ortadan kaldırmaz. Yeni bir şikâyet varsa bir sonraki rutin kontrol tarihini beklemek yerine hekime başvurmak gerekir.

Öte yandan erken tanıya önem vermek, mümkün olan her testi yaptırmak anlamına gelmez. Gereksiz incelemeler yanlış alarmlara, kaygıya ve ek işlemlere yol açabilir. Bazı taramalarda, kişinin yaşamı boyunca sorun yaratmayacak bir hastalığın saptanması ve gereksiz tedavi edilmesi de mümkündür. Bu nedenle bir testin olası yararı kadar zararları da konuşulmalıdır.

Özellikle tümör belirteçleri olarak bilinen kan testleri, sağlıklı kişilerin çoğunda genel kanser taraması amacıyla kullanılmaya uygun değildir. Normal olmaları kanseri dışlamaz; yüksek olmaları da tek başına kanser tanısı koydurmaz.

Avrupa’da yaşayan okuyucular için bu konunun bir de günlük hayatla ilgili yönü var. Yoğun çalışma temposu, dil güçlüğü veya sağlık sistemini yeterince tanımamak, başvuruyu zorlaştırabilir. Randevuya giderken şikâyetin ne zaman başladığını, nasıl değiştiğini, kullanılan ilaçları ve ailedeki önemli hastalıkları not etmek görüşmeyi kolaylaştırabilir. Gerektiğinde dil desteği istenebilir.

Açıklamalar anlaşılmadığında yeniden sormaktan çekinilmemelidir. Hekimlerin ve sağlık kurumlarının da anlaşılır bilgi sunması, gerekli incelemelere ve tedaviye erişimi kolaylaştırması gerekir.

Erken tanıyı anlatırken hastalara suçluluk yüklememeye özellikle özen göstermeliyiz. Her kanser erken belirti vermez; bazıları düzenli kontrollere rağmen hızla gelişebilir. Geç evrede tanı almak, kişinin mutlaka sağlığını ihmal ettiği anlamına gelmez. Tanı hangi aşamada konulmuş olursa olsun, hastanın uygun tedaviye ve desteğe erişmesi temel önemdedir.

Bugün sağlığımız için atabileceğimiz somut bir adım, yaşımıza ve risklerimize uygun taramaları aile hekimimizle konuşmak olabilir. Uzun süredir ertelediğimiz bir yakınma varsa, bunun için randevu almak da aynı ölçüde değerlidir. Bir onkoloji uzmanı olarak okuyuculara çağrım, bedenlerinde açıklayamadıkları bir değişikliği önemsemeleri ve yardım istemekten çekinmemeleridir.

Belirsizliği tek başına taşımak yerine, sorularımızı hekimimizle paylaşarak değerlendirme sürecini başlatabiliriz.

Kaynaklar
Dünya Sağlık Örgütü — Cancer
Dünya Sağlık Örgütü — Promoting cancer early diagnosis
DKFZ — Krebsvorsorge und Krebsfrüherkennung
NHS — Cancer
DKFZ — Tumormarker und andere Biomarker